+90 212 248 89 19 +90 531 636 72 17 info@tercumanlazim.com

Sözlü Tercüme ve Türleri

blog2

Dünya üzerinde yaklaşık 6 bin dil olduğu tahmin ediliyor. Birleşmiş Milletler’e göre ise bu rakam 8 bini buluyor. Tabii bunca farklı dilin varlığı tercüme hizmetlerini zorunlu kılıyor.

Tercüme, farklı ırk ve kimlikten insanların kullandıkları birbirlerinden farklı dillerin doğurduğu farklılıkları ortadan kaldırabilmek, böylece birbirleriyle etkileşime girerek birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kullandıkları yönteme verilen addır. Tercüme iki ana başlığa ayrılır. Bunlardan biri, sözlü tercüme; diğeri de yazılı tercümedir. Yazımızda, bu tercüme dallarından sözlü tercümeyi inceleyeceğiz.

Sözlü tercüme, adından da anlaşılacağı gibi, aktarma eyleminin sözlü olarak yapılmasıdır. Sözlü tercümeyi yapan kişiye tercüman denir ve sözlü tercüme de, kendi içinde, ardıl ve simultane (eşzamanlı) olarak iki ayrı gruba ayrılır.

Halk arasında sözlü tercüme dendiğinde akla gelen ilk çeviri türü olan ardıl, bir konuşmanın yapıldığı anı takip eden tercüme işlemidir. Konuşmacı konuşur; tercüman onu dinler ve ihtiyaç duyarsa notlar alır; konuşmacı, tercüman aktarım işlemini yapabilmesi için ara verir ve tercüman bu sırada tercümeyi yapar. Bu durum, konuşma sonuna dek bu işlem arka arkaya tekrar edilerek devam eder. Özellikle spor müsabakalarının ardından düzenlenen basın toplantıları veya kısa röportajlarda yabancı oyuncu veya teknik görevlilerin söylemlerini aktarmak için tercih edilir ve halkın bu hizmetle en sık karşılaştığı zamanlar bunlardır. Bu sebepten ötürü, geniş kitleler ardıl tercümeyi sözlü tercüme olarak bilirler.

Simultane (eşzamanlı) tercüme ise; tercümanın yapılan konuşmayı eşzamanlı olarak aktardığı tercüme türüdür. Bu tercüme türünde tercüman sesten yalıtılmış bir kabin içinde bulunup, konuşmayı bir kulaklık aracılığıyla dinleyip, tercümeyi mikrofona yapar. Kurulan sistemle, yapılan bu tercüme aynı anda salondaki dinleyicilerin kulaklıklarına aktarılır. Genellikle birçok farklı dilden insanın bir araya geldiği toplantılarda tercih edilen bu tercüme türü, dinleyici için programın takip edilmesini oldukça kolaylaştırırken tercümanın işini de bir o kadar zorlaştırır.

Bunlara ek olarak, yazılı tercümenin sakinliği ve kendi kendineliğine karşın sözlü tercümede tercüman, insanlarla doğrudan iletişim hâlindedir, kendisi ve yaptığı iş görünür ve ortada ve müdahaleye açıktır. Bu gibi durumlar sözlü tercümanın işini zorlaştıran diğer etmenlerdendir.

Kısacası, sözlü tercümenin her iki türü de dinleyicinin işini ne kadar kolaylaştırırsa tercümanın işini bir o kadar zorlaştırmaktadır. Ancak işinin ehli tercümanlarla bu zorluklar bertaraf edilebilir ve dinleyiciye kusursuz bir hizmet verilebilir.